Ara

İslam Hakkında

Esenlikler. "Düşman Kimdir?" yazımızda da ucundan değindiğimiz şeyler vardı hatırlarsanız. Şu anda, o yazıyı okuduysanız, İslam'ın yahudiler tarafından yaratıldığını biliyor olmanız gerekmekte. Ama bunu bilmeyen okurlarımız için her şeyi sadece 'islam isimli kolektifin altından' inceleyeceğiz.


İlk öncelikle bu yazımız diğer yazılara kıyasla nispeten bir tık daha uzun olacaktır. Bu yazımızda olacak şeyleri söyleyeyim.


Kur'an'ı Kerim'de ki saçma ayetleri derleyeceğiz. Sonrasında mantık hatalarını ve tüm saçmalıklarını beraber inceleyeceğiz.


Ve tekrardan öncelikle eğer bu yazıyı okuyan müslüman arkadaşlarımız varsa şunu söylemek istiyorum. JoS'un ve diğer islamı gömen ateist forumlarından ziyade, bu yazı daha çok öğrenmek ve bilgilendirmek için yazılmış bir yazıdır. Başta ki söylediğim tüm tabirler ((saçmalık gibi)) için kusura bakmayın. Ama gerçek en nihayetinde bu. Yazıyı okuduğunuz zaman güzel bir şekilde anlayacaksınız diye düşünüyorum. İslam hakkında ki yazılarımız bu kadar ile sınırlı kalmayacaktır tabi ki. Mucizeler(ki genel olarak hiç birinin yaşanmadığından, sadece bir alegori ve illüzyondan ibaret olduğundan, ve insanları bu şekilde spiritüelizmi kullanarak manipüle edilmesinden bahsediyorum.), islamın yaptığı manipülasyonlar, yahudi peygamberler, antik pagan dinlerinden çalınan olgular ve yanında getirdiği bir sürü saçmalığı da derleyeceğiz. Bu yazı daha çok bir müslümanın gerçekleri görmesi için, Spiritüel Satanistlerin de kendisine biraz daha bilgi katması için yazılmıştır.


Bir Müslümana islam hakkında açıklama yaparken bana şu cümleyi kurmuştu. "İnsanların dinine saygı duymadan kendi dininize nasıl saygı bekliyorsunuz? Bir dini gömerek üste çıkmaya çalışan bir dinden ne beklenir?" Bu konuda kendince haklı sebepleri vardı. Ve empati kurduğum zamanda haklı olduğunu net bir şekilde gördüm. Fakat eğer arkadaş beni dinleseydi, inandığı şeyin bir din bile olmadığını, ve gerçekten saygı duyulacak bir yanı bile olmadığını anlardı. Ki ben bu makalede olabildiğince saygılı bir şekilde gerçekleri size aktaracağım. O arkadaşın sorunu, diğer Spiritüel Satanizm sitelerinde islam hakkında sert bir tabir kullanılmasıydı. Tabi ki sert tabir kullanmakta haklılar fakat dinine çok bağlı bir müslümana gerçekleri bu şekilde aktarmak zordur. Biz de bu konunun büyük bir sorun olduğunu fark ederek, bunun önüne geçmek için böyle bir yazı yazma gereği duyduk. Daha fazla uzatmadan başlayalım.


Kur'an'da ki saçma ayetler

Evet Kur'an'ı Kerim de bolca saçma ayetler vardır.. Hiçbir müslüman kur'an'da ki bir kelimeyi bile yalanlayamaz veya es geçemez. Eğer böyle bir şey yaparsa dinden çıkmış bulunur.


Matematiksel hatalar;


"Kardeşleri olmayan bir adam (borç ve vasiyet bırakmadan) ölür. Geriye üç kız çocuğu, annesi, babası ve karısı kalır."


Bu durum için geçerli olan cümleleri okuyalım:

Nisa/11'den: "(Çocuklar) ikiden fazla kız iseler, (ölenin geriye) bıraktığının üçte ikisi onlarındır."
 Nisa/11'den: "Ölenin çocuğu varsa, geriye bıraktığı maldan, ana babasından her birinin altıda bir hissesi vardır."
Nisa/12'den: (Karı için) "Eğer çocuğunuz varsa, bıraktığınızın sekizde biri onlarındır."

Üç kız çocuğuna(toplam): 2/3 = 16/24

Anneye: 1/6 = 4/24

Babaya: 1/6 = 4/24

Karısına 1/8 = 3/24


Toplam: 27/24. Böyle bir paylaşımı yapmak ise matematiksel olarak imkansız. Çünkü pay, payda'dan büyük çıkıyor. Yani mal yetmiyor.


Bu hatayı çözmek için sonradan avliye ve reddiye sistemleri geliştirilmiştir. Ancak bu Kur'an'ın hatasını düzeltmekten başka bir şey değildir. Alıntı yaptığım yerin kaynağını bırakıyorum. Oradan devamını da okuyabilir ve detaylı bilgi edinebilirsiniz.



1- Hesap gününde Allah’tan başkası şefaat edebilir mi?


Edemez / Bakara-48: Kimsenin kimseden faydalanamayacağı, kimseden bir şefaat kabul edilmeyeceği, kimseden bir fidye alınmayacağı ve yardım görülmeyeceği günden korunun.

Edebilir / Meryem-87: Rahman’ın katında söz almış olanlardan başkaları şefaat hakkına sahip olmayacaklardır.


Edebilir diyen diğer Ayetler: Enam-51, İnfitar/ 18-19 Edemez diyen diğer ayetler: Bakara-123, Zuhruf-86, Secde-4


2- Kötülük Allah’tan mı gelir?


Nisa -78: Nerede olursanız olun, sağlam kaleler içinde bulunsanız bile, ölüm size yetişecektir. Onlara bir iyilik gelirse: “Bu Allah’tandır” derler, bir kötülüğe uğrarlarsa “Bu, senin tarafındandır” derler. De ki: “Hepsi Allah’tandır”. Bunlara ne oluyor ki, hiçbir sözü anlamaya yanaşmıyorlar?


Nisa-79: Sana ne iyilik gelirse Allah’tandır, sana ne kötülük dokunursa kendindendir. Seni insanlara peygamber gönderdik, şahid olarak Allah yeter.


3- Müslüman olmayanlar cennete gidebilir mi?


Gidebilir/ Bakara-62: Şüphesiz, inananlar, Yahudi olanlar, Hıristiyanlar ve Sabiilerden Allah’a ve ahiret gününe inanıp yararlı iş yapanların ecirleri Rablerinin katındadır. Onlar için artık korku ve üzüntü yoktur. (Ayrıca Maide-69 )

Gidemez/ Ali İmran-85: Kim İslam’dan başka bir din ararsa, (bilsin ki o din) ondan kabul edilmeyecek ve o ahirette hüsrana uğrayanlardan olacaktır. (Ayrıca tevbe-30)

4- Cennetin genişliği ne kadardır?


Göklerle yer kadar/ Ali İmran -133: Rabbinizin bağışına, genişliği göklerle yer arası kadar olan ve Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için hazırlanmış bulunan cennete koşun.

Gökle yer kadar/ Hadid-21: Rabbinizden bir bağışlanmaya ve eni, gökle yerin genişliği kadar olan, Allah’a ve Resulüne inananlar için hazırlanan cennete yarışırcasına koşun. İşte bu, Allah’ın lütfudur. Onu dilediğine verir. Allah, büyük lütuf sahibidir.

5- İlk müslüman kimdir?


Enam-163′e göre Muhammed. Araf-143′e göre Musa. Ali İmran-67′ye göre İbrahim.


6- Kur’an’daki Gaflar: (Allah’a ait olmadığı açık olan Ayetler.)


Hud-2: Allah’dan başkasına kulluk etmeyin. Ben size O’nun tarafından müjde vermek ve uyarmak için gönderilmiş gerçek bir peygamberim.


Şura-10: Hakkında ayrılığa düştüğünüz herhangi bir şeyin hükmü Allah’a aittir. İşte bu, Rabbim Allah’tır. Yalnız O’na tevekkül ettim ve ancak O’na yöneliyorum.


Tevbe-30: Yahudiler, “Uzeyir Allah’ın oğlu” dediler, Hıristiyanlar da “Mesih Allah’ın oğlu”, dediler. Bu onların kendi ağızlarıyla uydurdukları sözlerdir. Daha önce inkara sapmış olanların sözlerine benzetiyorlar. Allah onları kahretsin, nasıl da saptırıyorlar!


Zariyat-51: Allah ile beraber başka bir tanrı edinmeyin. Zira ben size O’nun tarafından gönderilmiş açık bir uyarıcıyım.


En’am-104: Rabbinizden size gerçekleri gösteren deliller geldi. Artık kim gözünü açar hakkı idrak ederse kendi yararına, kim de (hakkın karşısında) körlük ederse kendi zararınadır.Ben başınızda bekçi değilim.


En’am-114: Allah’tan başka bir hakem mi arayayım ki size, her muhtaç olduğunuz şeyi bildirip açıklayan kitabı, o indirmiştir. Kendilerine kitap verilenler de bilirler ki o, senin Rabbin tarafından gerçek olarak indirilmiş bir kitaptır; artık şüphe edenlerden olma.

Bu ayetlerden Kur’an’ı yazanın Muhammed olduğu açıkça belli oluyor. Hitap eden Allah değil, Muhammed. Belli ki gaf yapmış, “De ki” ekini unutmuş.


7- İblis melek midir, cin midir?


Bakara-34′e göre melek, Kehf-50′ye göre ise cindir.

Bakara-34: Hani meleklere, “Âdem için saygı ile eğilin” demiştik de İblis hariç bütün melekler hemen saygı ile eğilmişler, İblis (bundan) kaçınmış, büyüklük taslamış ve kâfirlerden olmuştu.


Kehf-50: Hani biz meleklere, “Âdem için saygı ile eğilin” demiştik de İblis’ten başka hepsi saygı ile eğilmişlerdi. İblis ise cinlerdendi de Rabbinin emri dışına çıktı. Şimdi siz, beni bırakıp da İblis’i ve neslini, kendinize dostlar mı ediniyorsunuz? Hâlbuki onlar sizin için birer düşmandırlar. Bu, zalimler için ne kötü bir bedeldir!

(Şeytan hakkında bile saçma sapan, birbirini onaylamayan ayetler var. Ama biz en nihayetinde gerçek Şeytan'ın kim olduğunu biliyoruz.


8- İslam’da Vasiyet geçerli midir?

Bakara-180′de ölümü yaklaşanlar için vasiyet etmek şart koşulmuşken, Nisa/ 11-12 ayetleriyle vasiyetin bir hükmü kalmamış, miras taksimi zorunlu kılınmıştır.


Bakara-180: Sizden birinize ölüm gelip çattığı zaman, eğer geride bir hayır (mal) bırakmışsa, anaya, babaya ve yakın akrabaya meşru bir tarzda vasiyette bulunması -Allah’a karşı gelmekten sakınanlar üzerinde bir hak olarak- size farz kılındı.

Ayete ilaveten, Muhammed’in Veda Hutbesinde şöyle dediği yazılıdır:

“Mirasçı için ayrıca vasiyet etmeye gerek yoktur.”


9- Allah’ın katına olan mesafe-zaman çelişkisi:


Secde 5: Allah, gökten yere kadar her işi düzenleyip yönetir. Sonra (bütün bu işler) sizin saya geldiklerinize göre bin yıl tutan bir günde O’nun nezdine çıkar.


Mearic 4: Melekler ve Rûh (Cebrail), oraya, miktarı (dünya senesi ile) ellibin yıl olan bir günde yükselip çıkar.

Bu çelişkiye bir de Allah katındaki zaman çelişkisini ekleyelim:


Hac-47: Senden çabucak azabı getirmeni istiyorlar. Allah, asla vaadinden caymaz. Doğrusu Rabbının katında bir gün; saydıklarınızdan bin yıl gibidir.


10- Allah her şeyi bilir mi?

Gaybı bilen yalnızca Allah’tır” ayetlerine rağmen Enfal/ 65-66 da Allah’ın bir müslümanın kaç düşmana bedel olduğunu ancak savaştan sonra bilebildiği anlaşılıyor.


Enfal-65: Ey Peygamber! Müminleri cihada teşvik eyle. Eğer sizden sabredecek yirmi kişi olursa iki yüze galip gelirler ve eğer sizden yüz kişi olursa kafirlerden bin kişiye galip gelirler. Çünkü onlar hakkı ve akıbeti düşünmeyen anlayışsız bir kavimdirler.


Enfal-66: Şimdi Allah sizden yükü hafifletti ve sizde bir zaaf olduğunu bildi. O halde sizden sabredecek yüz kişi olursa iki yüz düşmana galip gelirler, sizden bin kişi olursa Allah’ın izniyle iki bin düşmana galip gelirler. Allah sabredenlerle beraberdir.


11- Evlilikte Peygambere tanınan ayrıcalık:

Ahzap-50: Ey peygamber! Biz bilhassa sana şunları helal kıldık: Mehirlerini vermiş olduğun eşlerini, Allah’ın sana ganimet olarak ihsan buyurduklarından sahip olduğun cariyeleri, amcalarının kızlarından, halalarının kızlarından, dayılarının kızlarından, teyzelerinin kızlarından seninle beraber hicret etmiş olanları, bir de mümin bir kadın kendini peygambere hibe ederse, peygamber nikah etmek istediği takdirde, onu başka müminlere değil de sadece sana mahsus olmak üzere helal kıldık. Onlara eşleri ve cariyeleri hakkında neyi farz kıldığımızı biliyoruz. Bunlar sana hiçbir darlık olmaması içindir. Allah, çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.


12- Allah ve melekleri, Muhammed’e salat eder mi?

Ahzap-56: “Şüphesiz Allah ve melekleri Peygamber’e salat ediyorlar. Ey iman edenler! Siz de ona salat edin, selam edin.” ayetinde Allah’ın peygambere salat ettiği ifadesi büyük çelişkidir.

Salat = Namaz, dua

Bu ayetteki salat’ın namaz anlamına gelmediğini, destek anlamı taşıdığını öne sürenler de vardır. Bu da apaçık olduğu söylenen ayetler üzerinde bırakın sıradan insanları, İslam alimlerinin dahi anlaşamadığını gösterir.


13- Allah gönderdiği kanunları, hükümleri değiştirir mi?


Bakara-106: “Herhangi bir Ayet’in hukmunu yururlukten kaldırırr veya unutturursak, onun yerine daha hayirlisini veya benzerini getiririz. Allah’ın her şeye gücünün yettiğini bilmez misin? “


Hac-52: Senden önce hiçbir resûl ve nebî göndermedik ki, bir şey temenni ettiği zaman, şeytan onun bu temennisine dair vesvese vermiş olmasın. Ama Allah, şeytanın vesvesesini giderir. Sonra Allah, âyetlerini sağlamlaştırır. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.


Nahl-101: Biz bir âyeti değiştirip yerine başka bir âyet getirdiğimiz zaman -ki Allah, neyi indireceğini gayet iyi bilir- onlar Peygamber’e, “Sen ancak uyduruyorsun” derler. Hayır, onların çoğu bilmezler.


Rad-39: Allah, dilediğini siler, dilediğini de sabit kılıp bırakır. Ana kitap (Levh-i Mahfuz) O’nun yanındadır.

Aşağıdaki ayetlerde ise farklı söylenir;


Fatır-43: “… Hayır! sen Allah’ın kanununda değişiklik bulamazsın. Sen Allah’ın kanununda asla bir döneklik bulamazsın. “


Feth-23: “… Allah kanununda hiçbir değişiklik bulamazsınız.“


14- Tanrı’nın kitabı düzensiz, karmaşık olabilir mi?


Kur’an’ın genelinde konu karmaşası ve uyumsuzluk vardır. Bir konudan bir başka konuya atlanır. Örneğin Bakara suresinde boşanma konusu işlenirken aniden namaz kılma ve usülleri anlatılmaya başlanır. Ardından tekrar hukuk konularına dönülür. (Bakara/ 237-238-239)


Birçok surede aynı anlatımlar tekrarlanır. Bu durum Kur’an ayetlerinin karışık ve düzensiz toplandığını gösterir ki Allah’ın koruması altında olan bir kitabın böyle düzensiz olması bir çelişkidir.


15- Edison, Einstein, Ebu Talip vb. ebedi cehennemlik mi?


Ali İmran-115: Onlar ne hayır işlerlerse karşılıksız bırakılmayacaklardır. Allah, kendisine karşı gelmekten sakınanları bilir.


Bakara-217: Sizden kim dininden döner de kafir olarak ölürse öylelerin bütün yapıp ettikleri dünyada da, ahirette de boşa gitmiştir. Bunlar cehennemliklerdir, orada sürekli kalacaklardır.


Tevbe-17: Allah’a ortak koşanların, inkarlarına bizzat kendileri şahitlik edip dururken, Allah’ın mescitlerini imar etmeleri düşünülemez. Onların bütün amelleri boşa gitmiştir. Onlar ateşte ebedi kalacaklardır.


Müslümanların yaptığı zerre kadar işler karşılıksız kalmayacakken, inanmayanların bütün amelleri boşa gidecek ve sonsuza kadar cehennemde işkence görecekmiş. Tanrı böyle haksızlık yapar mı?


16- Şüphesi, çelişkisi olanın soru sorması yasak!


Maide-101: Ey iman edenler! Size açıklandığı takdirde sizi üzecek olan şeylere dair soru sormayın. Eğer Kur’an indirilirken bunlara dair soru sorarsanız size açıklanır. (Halbuki) Allah onları bağışlamıştır. Allah çok bağışlayandır, halimdir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir.)


Maide-102: Sizden önceki bir millet o tür şeyleri sordu da sonra o yüzden kafir oldu.

Allah’ın soru sorma yasağı koyması kadar saçma bir hareket olabilir mi? Böyle bir saçmalığı, sorular karşısında kendine güvenemeyen insan yapar.


17- Kur’an apaçık anlaşılır bir kitap mı?


Şuara-195′te Muhammed, “uyarıcılardan olabilsin diye” Kur’an’ın “apaçık bir dille” indirildiği;

Zuhruf/ 2-3 ‘te daha açık olarak, ” Apaçık Kitaba yemin olsun ki şüphesiz biz O’nun düşünüp anlayasınız diye ” indirildiği;

Fussilet-44′te Kur’an ayetlerinin uzun açıklamalı olmadığı; Yusuf-12′de Kur’an’ın, herkesçe “okunup anlaşılması için” indirildiği; Duhan-58‘de, herkese öğüt alsınlar diye kolaylaştırıldığı söylenir.


Ancak Kur’an anlaşılmaz bir yığın ayetle ve kavramla doludur. Anlaşılabilmesi için eski Kureyş Arapçasının, hadislerin, peygamberin ayrıntılı hayatının, dönem tarihinin iyi bilinmesi gerekir. Orucun kaç gün olduğu, namazın kaç vakit olduğu bile açıkça belirtilmemiştir.


18- Kıble, İslam’ın ilk yıllarında neden Kudüs’tü?

Müslümanlar kıble olarak önce Kudüs’ü sonra Kabeyi seçmişlerdir. Bu durum Bakara/ 142-145 ayetlerinde açıklanır.


Bakara-142: İnsanlardan bazı beyinsizler; «Onları daha önce yöneldikleri kıbleden çeviren sebep nedir?» diyecekler. De ki; «Doğu da Batı da Allah’ındır. O dilediğini doğru yola iletir.»

Kıble değişikliği bir çelişkidir ve Yahudilerle yaşanan çekişme neticesinde çıkmıştır. Halbuki madem önceki toplumların ve peygamberlerin de namaz kıldığı iddia edilir, öyleyse onların kıblesi neyse yine o olmalı ve hiçbir şartta değişmemeliydi.


19- Ganimetlerin tamamı mı yoksa 1/5′i mi?


Enfal-1’de “ganimetler Allah’ın ve peygamberindir” denirken, Enfal-41′de “ganimetlerin beşte biri Allah’ın ve peygamberindir” denir.

Enfal-1: (Ey Muhammed!) Sana ganimetler hakkında soruyorlar. De ki: “Ganimetler, Allah’a ve Resûlüne aittir. O hâlde, eğer mü’minler iseniz Allah’a karşı gelmekten sakının, aranızı düzeltin, Allah ve Rasûlüne itaat edin.”


Enfal-41: Şunu da biliniz ki, ganimet olarak aldığınız her hangi bir şeyden beşte biri mutlaka Allah içindir. (…)


20- Peygamberler eşit mi yoksa üstün olanı var mı?


Bakara-285‘te Peygamberler arasında fark olmadığı söylenirken, aynı surenin 253. ayetinde; “İşte bu peygamberlerin bir kısmını diğerlerine üstün kıldık..” denir.


Bakara-285: Peygamber de, iman edenler de O’na indirilene inandı. Hepsi de Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine iman etti. “O’nun peygamberlerinden hiçbirinin arasında fark görmeyiz. İşittik ve itaat ettik. Affını dileriz ey Rabbimiz, Dönüş sana’dır” dediler.


Bakara-253: İşte peygamberler! Biz, onların bir kısmını bir kısmına üstün kıldık. İçlerinden, Allah’ın konuştukları vardır. Bir kısmının da derecelerini yükseltmiştir. (…)

21- Kur’an Mekke ve çevresine mi yoksa tüm insanlara mı?


Enam-92: Bu da kendisinden öncekileri doğrulayan mübarek bir kitaptır ki, beldelerin anası (Mekke) ile onun çevresindekileri uyarman için indirdik. Âhirete inananlar, ona da inanırlar; onlar, namazlarına da dikkatle devam ederler.

Kalem-52: Oysa Kuran, alemler için bir öğütten başka bir şey değildir.


22- Cehennemde kapışma?!


Alak/ 15-18. And olsun ki onu perçeminden, yalancı ve günahkar perçeminden cehenneme sürükleriz. O zaman taraftarlarını çağırsın. Biz de zebanileri çağıracağız.

Ayet, Ebu Cehil için söylenmiş. Güçsüz bir insanın “Allah benden yana” demesine benziyor. Yani insan sözü.


23- Hitap çelişkisi: ( Ben, Biz, O, Allah)


Kur’an’da ayetlerin çoğunda Allah 3. şahıs, bazılarında 1.şahıstır. Kimi ayetlerde çoğul “biz” ifadesi, kimilerinde ise tekil ifade mevcuttur. Örneğin Hac/ 34-35 de şahıs zamirinde tam 6 kez değişiklik yapılır. Allah’tan hitap bir kitapta hep aynı zamir kullanılmalıydı.


24- Bu ayette melekler mi konuşuyor?


Zuhruf-11′de de ilginç bir kurgu vardır: “O suyu gökten bir ölçüye göre indirir. Biz onunla ölü memleketi diriltiriz”. Suyu indiren Allahsa, ölü memleketi dirilten kim? Kur’an’ı Allah gönderdiyse bu “biz” diyen kimler?


25- Allah mı şair? Muhammed mi?


79 ayetlik Rahman suresinin 31 ayeti aynıdır. ” Öyleyse Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz” ayeti sürekli tekrarlanmıştır. Benzer tekrarlara başka surelerde de rastlanır. Bu acaba Muhammed’in mi yoksa Allah’ın mı edebi özelliği, keyfiyetidir?


26- Kıyametin saatini Allah bilmiyor mu?


Füssilet-47: Kıyametin ne zaman kopacağına ilişkin bilgi ona (Allah’a) havale edilir. Anlaşılan melekler Allah’tan daha iyi biliyor her şeyi.


27- Allah kimin neye taptığını bilmiyor mu?


Sebe-40: O gün Allah, onların hepsini toplayacak; sonra meleklere: Size tapanlar bunlar mıydı? diyecek.

41. (Melekler) derler ki: “Seni eksikliklerden uzak tutarız. Onlar değil, sen bizim dostumuzsun. Hayır, onlar cinlere ibadet ediyorlardı. Onların çoğu cinlere inanıyordu.”


28- Allah insan gibi yemin eder mi?


Naziat suresi de şöyle başlar: “(1) Canları boğarcasına şiddetle çekip alanlara and olsun, (2) Canları kolaylıkla alanlara and olsun, (3) Yüzüp yüzüp gidenlere and olsun, (4-5) Yarıştıkça yarışan ve işleri yöneten meleklere and olsun “.


Ayrıca Kur’an Allah’ın yeminleri ile doludur. Arapların çok yemin ettiği özelliği bilinir de Allah’ın bu kadar çok yemin etmesi anlaşılmaz. Yoksa bu yeminler Muhammed’in yeminleri midir?


29- Allah küfreder mi?


Enam-108′de “Allah’tan başkasına tapanlara sövmeyin; sonra onlar da bilmeyerek Allah’a söverler.” denmesine rağmen;

Bakara-171, Araf-179, Furkan-44, Tevbe-28, Bakara-65, Maide-60, Cuma-5, Araf-176 da farklı inançlardakilere hayvan, eşek, köpek, domuz, pislik, maymun diye sövülmüştür.


30- Büyüyünce hayırsız evlat olacağı sanılan çocuğun öldürülmesi:


Kehf-80: ” Oğlana gelince, onun ana-babası mümin kimselerdi. Çocuğun onları azgınlık ve inkara sürüklemesinden korktuk.”


Hiçbir suçu olmayan bir çocuğu, ilerde anne-babasına karşı kötü davranma ihtimali nedeniyle öldürmek ne derece haklı bir gerekçedir?

Sanki bütün hayırlı anne-babaların hayırsız çocukları öldürülüyormuş gibi aktarılan bu maval doğru mudur?


31- Muhammed’in onca eşine ilaveten evlatlığının eşiyle evlenmesi:


Ahzap-37′ de hoşlandığı evlatlığının karısı Zeynep’le evlenebilmesi için, ahlaki bir adet olan evlatlığın öz evlat gibi görülmesi kuralının kaldırılması etik açıdan yanlış değil midir?

32- Allah’ın velisi var mı yok mu?


İsra-111. Ve de ki: “Övgü, Allah’adır. O çocuk edinmemiştir, yönetimde ortağı ve zillettten ötürü de bir veliside yoktur.” O’nu alabildiğine Yücelt. Yunus-62. Uyan! Allah velilerine ne korku vardır, ne de onlar mahzun olurlar!


33- Yaratan mı? Yaratanlar mı?


İhlas-1. De ki; O Allah bir tektir.

Saffat-125. Yaratanların en iyisini bırakıp da Ba’l’e mi taparsınız?

Yaratanların en iyisi Allah’sa diğer yaratanlar kim?


34- Allah yardıma muhtaç mıdır?


İhlas-2. Allah eksiksiz, sameddir (Bütün varlıklar O’na muhtaç, fakat O, hiç bir şeye muhtaç değildir )


Muhammed-7. Ey iman edenler! Eğer siz Allah’a yardım ederseniz O da size yardım eder, ayaklarınızı kaydırmaz.


(Zaten Allah yani gerçek ismiyle Yahweh bir düşünce formu olduğu için yardıma muhtaçtır. Yazımız ilerledikçe bahsedeceğim.


35- Yer ve gök kaç günde yaratılmıştır?


6 günde : (Araf-54) (Yunus-3) (Hud-7) (Furkan-59) 8 günde : (Füssilet/ 9-12)


36- Kölelik evrensel mi?


Nahl-75. Allah, hiçbir şeye gücü yetmeyen, başkasının malı olmuş bir köle ile katımızdan kendisine verdiğimiz güzel rızıktan gizli ve açık olarak harcayan (hür) bir kimseyi misal verir. Bunlar hiç eşit olurlar mı? Doğrusu hamd Allah’a mahsustur. Fakat onların çoğu (bunu) bilmezler.


Kur’an’daki ayetler evrensel ise; İnsanlar arasında ayrım, köleliğin kaldırılmamış olması yanlış değil midir? Bu durumda kölelik kıyamete kadar meşrulaştırılmış olmuyor mu?


37- Kur’an’da neden sadece İsrail’e gönderilen peygamberler var?


Kur’an’da bildirilen peygamberlerin nerdeyse tamamının Yahudi olması, her kavme peygamber gönderildiği belirtilmesine rağmen başka milletlerden tek örneğin olmaması nasıl açıklanabilir?


38- Musevilere “Yahudi” denmesi:


Enam-146. Yahudilere tırnaklı hayvanların hepsini haram kıldık.

Kur’an’da Musevilerden Yahudi diye bahsediliyor. Halbuki o dönemde Yahudi olduğu halde Hristiyan olanlar çok. Madem ki “Hristiyan” yani “İsacı” diyor, “Musevi” yani “Musacı” da denebilirdi. Bu genelleme yanlıştır. Günümüzde de Yahudi olanlar içinde ateisti, dinsizi, Hristiyanı, müslümanı, Budisti vardır.


Ayrıca bir millete bir gıdanın yasaklanıp, diğer milletlere serbest bırakılmasının mantığı olabilir mi?

Örneğin “Türklere balık yemeyi yasakladık” dense bu kabul edilebilir mi?


39- İnananlar Muhammed’in kulu mu?


Zümer-10. Kul ya ıbadillezıne amenütteku rabbeküm lillezıne ahsenu fı hazihid dünya haseneh ve erdullahi vasiah innema yüveffes sabirune ecrahüm bi ğayri hısab


Ayet, “De ki ey inanan kullarım” ile başlıyor.

De ki: ‘Ey iman eden kullarım, Rabbinizden sakının. Bu dünyada iyilik edenler için bir iyilik vardır. Allah’ın arz’ı geniştir. Ancak sabredenlere ecirleri hesapsızca ödenir.’

Muhammed, inananlara “kullarım” diye sesleniyor. Bazı meal tahrifatçıları bu hatayı kamufle edebilmek için mealin başın “Bizim adımıza de ki” ya da “tarafımdan söyle” gibi ilaveler yapmışlar. Halbuki Arapçasında bunlar yok. Bazıları da “Kullarım” değil, “kullar” olarak çevirmiş.

Eğer Kur’an’ı Allah gönderseydi ayette Allah’ın “de ki” demeyip direk kendisinin söylemesi gerekirdi. Ya da “İnanan kullarıma de ki” şeklinde olmalıydı.

Aynı ifadeyi Zümer-53′de de görmekteyiz:


Zümer-53. De ki: “Ey kendilerinin aleyhine aşırı giden kullarım! Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Şüphesiz Allah, bütün günahları affeder. Çünkü O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.”


40- “Günah Çıkarma” Kur’an’da da var!


Tevbe-102. Onlardan (Münafıklardan) bir kısmı ise, günahlarını itiraf ettiler. Bunlar salih amelle kötü ameli birbirine karıştırmışlardır. Umulur ki Allah tövbelerini kabul eder. Çünkü Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

103. Onların mallarından, onları günahlarından arındıracağın ve temizleyeceğin bir sadaka al ve onlara dua et. Çünkü senin duan onlara huzur verecektir. Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.


41- Meleklerden peygamber olur mu?


Muhammed’e inanmayanlar ” Elçi olarak bize bir melek gelmesi gerekmez miydi” derler. Buna şu yanıt verilir:


İsra-95. De ki: “Eğer yeryüzünde, (insanlar yerine), yerleşip dolaşan melekler olsaydı, elbette onlara gökten bir melek peygamber indirirdik.”


Mantıklı. Dünyada insanlar yaşadığına göre melekten peygamber olmaz. Gel gelelim meğer öyle değilmiş. İsra-95′de melekten peygamber olamayacağı söylenirken; Bakın aşağıdaki ayette ne diyor:


Hac-75. Allah, meleklerden ve insanlardan peygamberler seçmiştir; şüphe yok ki Allah, duyar, görür.


42- Cehennemde sadece ne yenir? Zakkum mu? Darı dikeni mi?


Duhan/ 42-43-44. Doğrusu (cehennemde) günahkarların yiyeceği zakkum ağacıdır; karınlarda suyun kaynaması gibi kaynayan, erimiş maden gibidir.

Gasiye suresi 6. ayeti öyle demez.

Leyse lehüm ta’amün illa min dariy’ın.

Onlar için darı dikeninden başka bir yiyecek yoktur.

Zakkum ağacı ile darı dikeni çok farklı bitkiler olduğuna göre ayetler arasında çelişki mevcuttur.


Burada zakkum ağacı hakkında başka bir yazı gelecektir. Fakat cehennem yanı gerçek adıyla Duat/hell sonsuz azap yeri veya "dipsiz çukur" değildir. Ölüm ve Sonrası yazımızı okursanız bunu da öğrenirsiniz.


KUR’AN’DAKİ BİLİMSEL ÇELİŞKİLER

1- Tarık Suresi 7. ayet:

(Bu su- meni) Bel kemiği ile kaburgalar arasından çıkar.

Tıp, testislerden diyor.


2- Cennetin genişliği göklerle yer kadar mı?


Rabbinizden olan mağfiret ve eni göklerle yer kadar olan cennete (kavuşmak için) yarışın; o, muttakiler için hazırlanmıştır. (Âli İmran Suresi-133)


Yer’den kastedilen dünya gezegeni olduğuna göre, dünya da uzayda diğer gök cisimlerinden bir olduğuna göre “gök ile yer kadar” demek anlamsız bir ifadedir. Hatta bu ifadeden yerin altta, uzayın ise üstte algılandığı anlaşılmaktadır.


3- Dünyanın 4 günde, göklerin ise 2 günde yaratılmış olması: (Füssilet/11-12)


9. De ki: “Siz gerçekten yeri iki günde yaratanı inkar edip duracak mısınız? Birde O’na eşler mi koşuyorsunuz? O, bütün alemlerin Rabbidir.


10. Hem ona üstünden ağır baskılar (dağlar) yaptı, onda bereketler meydana getirdi ve onda azıklarını dört gün içinde araştıranlar için bir düzeyde takdir buyurdu.


11. Sonra göğe doğruldu da o bir duman iken ona ve yere: “İkiniz de ister istemez gelin!” dedi. İkisi de: “isteye isteye geldik.” dediler.


12. Böylece onları iki günde yedi gök olmak üzere yerine koydu ve her gökte (bulunan meleklere) işlerine ait emrini vahyetti. Dünya gökyüzünü kandillerle donattık ve koruduk, işte bu, hep o çok güçlü ve her şeyi bilenin takdiridir.


4- Yerin göklerden önce yaratılmış-düzenlenmiş olması: Füssilet/10-12


5- Miras dağıtımındaki avl yöntemi gerektiren matematik hatası. (Nisa/10-12)


6- Güneşin kara çamurlu bir suya batması.


Sonunda güneşin battığı (mağrib) yere kadar ulaştı ve onu kara çamurlu bir gözede batmakta (Garabe) buldu, yanında bir kavim gördü. (Kehf Suresi-86)


Ayetten; dünyayı göğün altında uçsuz bucaksız bir yer olarak gören ve göz yanılmasından dolayı güneşin dünyanın batısında bir çamur gözesine battığını sanan bir yanlış bilgiye sahip olunduğu anlaşılmaktadır.


7- Orta doğuda yetişen Hurma, üzüm gibi meyvelerden bahsedilip batıda yetişenlerden hiç bahsedilmemesi.


8- Kalbin beyin fonksiyonlarına sahip gösterilmesi.


Duygular, düşünceler, inançlar kalbin mi beynin mi fonksiyonları? Bakara/97-260-283, Kehf-28, Şuara-195


9- Ay’ın yarılması:


Kamer-1. Kıyamet yaklaştı ve ay yarıldı.


10- Gök gürültüsü, şimşek ve yıldırımın Allah’ın insanları korkutma ve cezalandırma aracı olduğu:


Rad/12-13. O, korku ve ümit vermek için size şimşeği gösterendir, yağmur yüklü bulutları meydana getirendir. Gök gürlemesi O’na hamd ederek tespih eder. Melekler de O’nun korkusundan tespih ederler. O, yıldırımlar gönderir de onlarla dilediğini çarpar. Onlar ise Allah hakkında mücadele ediyorlar. Hâlbuki O, azabı çok şiddetli olandır.


11- Her canlının çift yaratıldığı:


Zariyat-49. Düşünüp ibret alasınız diye her şeyden (erkekli dişili) iki eş yarattık.

Her canlı çift değildir. Bakteriler, virüsler bölünerek çoğalırlar.


12- Rahman-14. Allah insanı, pişmiş çamur gibi bir balçıktan yarattı:


Halbuki benzer bir hayvanın dna’sı üzerinde yapacağı değişiklikle insanı yaratması daha bilimsel olmaz mıydı?

 

Kur'an'da tabiki daha çok fazla saçma, çelişkili ve bilime meydan okuyan 'fantastik' olgu vardır.

Fakat şimdilik bize bu kadarı yeter de artar bile.


Peki yazının başında bahsettiğim kısım. (Müslümanlar için konuşıyorum.) Neden bazı Spiritüel Satanistler islama saygı duymuyor? Çünkü islamın iğrençliklerinden çoğu genç müslümanın haberi yok. Biraz da bundan bahsedelim. Burayı kısa tutmaya çalışacağım. (Zira o kadar iğrençlik var ki kısa tutmak bile zor.)


“çarpılacağınız” söylenmiş olabilir. Olabilir, normal şeyler. Genellikle İslam gibi inançlardaki insanların sorgulama yetenekleri kademe kademe yok olduğu için sizin o çarpılma olgusuna inancınız olmadığını unutarak böyle yorumlar yapabiliyorlar. Öyleyse başlayalım.


“Haram aylar çıkınca bu Allah’a ortak koşanları artık bulduğunuz yerde öldürün, onları yakalayıp hapsedin ve her gözetleme yerine oturup onları gözetleyin. Eğer tövbe ederler, namazı kılıp zekâtı da verirlerse, kendilerini serbest bırakın. Şüphesiz Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.” (Tevbe 5)


“Arzu ettiler ki kendilerinin küfre saptıkları gibi siz de sapasınız da beraber olasınız. Bu sebeple, onlar allah yolunda hicret edinceye kadar içlerinden dost edinmeyin. Eğer bundan yüz çevirirlerse, onları yakalayın ve bulduğunuz yerde öldürün. Onlardan ne bir dost edinin, ne de bir yardımcı.” (Nisa 89)


“Allah’a ve Resûlüne savaş açanların ve yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya çalışanların cezası; ancak öldürülmeleri, yahut asılmaları veya ellerinin ve ayaklarının çaprazlama kesilmesi, yahut o yerden sürülmeleridir. Bu cezalar onlar için dünyadaki bir rezilliktir. Ahirette de onlara büyük bir azap vardır.” (Maide 33)


“Ey iman edenler! Müminleri bırakıp da kâfirleri dost edinmeyin; (bunu yaparak) Allah’a, aleyhinizde apaçık bir delil mi vermek istiyorsunuz?” (Nisa 144)


Üstün durumda iken gevşeyip barışa çağırmayın. Allah sizinle beraberdir. O amellerinizi asla eksiltmeyecektir.” (Muhammed 35)


Ey iman edenler! Yahudileri ve Hıristiyanları dost edinmeyin. Zira onlar birbirinin dostudurlar (birbirinin tarafinı tutarlar). İçinizden onları dost tutanlar, onlardandır. Şüphesiz Allah, zalimler topluluğuna yol göstermez.” (Maide 51)


“Erkeklerin kadınlar üzerindeki hakları gibi, kadınların da erkekler üzerinda belli hakları vardır. Ancak erkekler, kadınlara göre bir derece üstünlüğe sahiptirler.” (Bakara 228)


Kadınlarınız sizin tarlanızdır. Nasıl isterseniz öyle varın.” (Bakara 223)


“Eğer (kendileriyle evlendiğiniz takdirde) yetimlerin haklarına riayet edememekten korkarsanız beğendiğiniz (veya size helâl olan) kadınlardan ikişer, üçer, dörder alın. Haksızlık yapmaktan korkarsanız bir tane alın; yahut da sahip olduğunuz (cariyeler) ile yetinin. Bu, adaletten ayrılmamanız için en uygun olanıdır.” (Nisa 3)


“Mü’min kadınlara da söyle: Gözlerini (harama bakmaktan) korusunlar; namus ve iffetlerini esirgesinler. Görünen kısımları müstesna olmak üzere, zinetlerini teşhir etmesinler. Baş örtülerini, yakalarının üzerine (kadar) örtsünler. Kocaları, babaları, kocalarının babaları, kendi oğulları, kocalarının oğulları, erkek kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, kendi kadınları (mümin kadınlar), ellerinin altında bulunanlar (köleleri), erkeklerden, ailenin kadınına şehvet duymayan hizmetçi vb. tâbi kimseler, yahut henüz kadınların gizli kadınlık hususiyetlerinin farkında olmayan çocuklardan başkasına zinetlerini göstermesinler. Gizlemekte oldukları zinetleri anlaşılsın diye ayaklarını yere vurmasınlar (dikkatleri üzerine çekecek tarzda yürümesinler). Ey müminler! Hep birden Allah’a tevbe ediniz ki kurtuluşa eresiniz.” (Nur 31)


“Allah’ın insanlardan bir kısmını diğerlerine üstün kılması sebebiyle ve mallarından harcama yaptıkları için erkekler kadınların yöneticisi ve koruyucusudur. Onun için sâliha kadınlar itaatkârdır. Allah’ın kendilerini korumasına karşılık gizliyi (kimse görmese de namuslarını) koruyucudurlar. Baş kaldırmasından endişe ettiğiniz kadınlara öğüt verin, onları yataklarda yalnız bırakın ve (bunlarla yola gelmezlerse) dövün. Eğer size itaat ederlerse artık onların aleyhine başka bir yol aramayın; çünkü Allah yücedir, büyüktür.” (Nisa 34)


Gördüğünüz üzere kadınlar İslam’da köle falan değildir. Tarladır. İstenildiği zaman “tohum ekilebilecek”, itiraz hakkı olmayan tarlalar. En ufak itaatsizliklerini bırakın, kocalarının itaatsizlik yapabileceklerinden endişe duymalarının bile azarlanmalarına, “yataklarında yalnız bırakılmalarına” ve dövülmelerine yeteceği tarlalar. Mal gibi, koleksiyon yapılıyormuşçasına ikişer, üçer, dörder tane edinilebilecek ve bu son derece normal karşılanan tarlalar. Bir de kalkıp kadınlarımız bunlara rağmen “gururla” Müslümanlar ya, gerçekten akıl almaz bir şey. Ey bunu okuyan tarlalar, gözünüzün önünde perde mi var da akletmezsiniz?


Bu verdiğimiz cümleciklerden de yola çıkarak aslında hiçbir Müslüman’ın sizi dostu olarak görmediğini, kadınsanız da insandan bile saymadığını söyleyebiliriz. Bazılarınızın “Aa, öyle deme ama. Benim Müslüman arkadaşım var, hiç de öyle bağnaz değil. Her gün oturup sohbet ediyoruz, hatta ben inancını önünde sorguluyorum bile. Hiç kötü davranmıyor. Hatta bunu yapan kişi olarak ben bir kadınım.” gibi cümleler sarf ettiğini duyar gibiyim şu an. Bunun için cümle bütünü irdelemeye birazcık ara verip durumu açıklayayım.


İslam düz mantıktır. Ya inanıyorsun, ya inanmıyorsun. Ya Müslümansın, ya kafirsin ve öldürülmen gerekiyor. Ben söylemiyorum bunu, Kur’an söylüyor. Ve Kur’an’ın sözünü isterse dünyadaki bütün Müslümanlar otursun, tek bir harfini bile asla değiştiremez ve karşı çıkamaz. Yani bir Müslüman sizinle iyi geçiniyorsa Kur’an yüzünden değil, Kur’an’a rağmen’dir ve hem o, hem de siz bilin ki o kişi gerçek Müslüman değildir. Sonuçta imanın şartı da belli. Kur’an’ı harfiyen takip etmiyorsa kişi Müslüman olamaz. O sizin “inancını sorgulamanıza” karşın size tepki göstermeyen kişi Müslüman değildir. Eğer öyle olsa anında kafanızı uçurması, kadınsanız da köle yapması gerekir. “Üstün İslam ahlakı” budur.


Bazıları bu noktada “Ama Arapça dünyanın en üstün, en karmaşık, en çetrefilli dilidir, Araplar da bizim efendilerimiz zaten! Sen hadi Arap efendilerimize başkaldırmayı geçtin, onların dilini onlardan iyi mi bileceksin pis köle? Yapman gereken tek şey Yahudi Arap efendilerimize boyun eğip onlara tapınmaktır, bizim Türk olarak başka işlevimiz yok zaten!” diyecek kadar aklını, gururunu, ırksal kimliğini ve benliğini yitirmiş zavallı, aşağılık vatan ve ırk haini kişiler olabilir. Bu noktada ise bu kişilere çok basit bir karşılık öne sürüyorum, istediğiniz gibi kullanın:


Hadi belli kısımlar tercüme sırasında bozulabilir diyelim de Arapça’da “öldürmek” anlamına gelen kelime “çiçek vermek” anlamına da mı geliyor? “Ellerini ve ayaklarını çaprazlama kesin” yerine “ellerini ve ayaklarını çaprazlama öpün” mü diyor sence? Atacaksanız da ufak atın.


Onu geçtim, her şeye kadir ve her şeyi bilen, imkansız zekada olduğunu iddia ettiğiniz Yahweh’in bir de kalkıp ortalama bir yabancı dil öğrencisinin bile yapmayacağı şekilde çeviride akıl almaz hatalara ve yorumlara yer bırakacak bir kitap “indirdiğini” mi iddia ediyorsunuz? Karar verin; Allah dediğiniz ahmak her şeyi biliyor mu, yoksa 5 yaşındaki bir çocuk zekasında mı?


Yani sadede geleceksek Türkiye’dekilerin çoğu gibi tatlı su Müslümanı diye bir şey yok. “Ilımlı İslam” diye bir şey yoktur. Efsanedir. Bu konuda bir İslam alimi de son noktayı koymuştur. İngilizcesi olan buyursun, izlesin. Gerçek Müslümanlar IŞİD’cilerldir, bunun tartışması bile olamaz. Bu yazıyı okuyan “ey iman edenler”. Kafa kesmiyorsanız, ayrımcılık yapmıyorsanız, kadını pislik yerine koymuyorsanız; kısacası insansanız tebrikler, bir Müslüman değilsiniz. Kur’an da böyle der, eminim vicdanı olanlar da zaten artık böyle hissediyordur. Zaten hiçbir zaman tam olarak takip etmediğiniz organize terörizmden çıkın da gerçek ilahlarımızı karşılayın. Merak etmeyin, onlar size çok iyi bakacak!

 

Bu konumda Düşman Kimdir de yazmış olduğumuz makaleden alıntı yapacağım.



Yahudiler ve onların getirdiği İbrahimi inançlardan bahsedelim en önce. Hemen hemen her şeyin Yahudilerin kurdukları İbrahimi inançlara bağlı olarak bir yapı taşı oluşturduklarını söyleyebiliriz. İbrahimi inançlar 3 tanedir. Yahudilik, hristiyanlık ve son olarak da islamdır. Öncelikle direkt islamdan başlamak isterim. Bizim ülkemizde genel olarak insanların mansup olduğu islam. İslamda yaptığınız tüm ibadetlerin spiritüelizm de bir kaşılığı vardır. Bunları şu şekilde özetleyebilirim ; Namaz Kılmak = Yahweh'e enerji yollamak için meditasyon. Sünnet olmak = Vücudunuzdan bir parçanızı feda ettiğiniz bir ritüel Kurban kesmek = Yine Yahweh'e enerji göndermek içi yapılan kanlı bir ritüel Allah'ın (Yahweh) isimlerini zikretmek = Mantra titretmek İbadet adı altında yapmış olduğunuz bu spiritüelist aktivitelerin tek bir ortak noktası vardır. Enerji kaybı. Biz satanistler de meditasyonlar yaparız ama enerjisi bize gelir. Kendimizi geliştiririz. Başka bir örnek vermek gerekirse mantra titretmek. Bu mantralarında (Yahweh'in isimlerinden bahsetmiyorum, gerçek mantalardan bahsediyorum. Satanama ve Satanas mantrası gibi.) bize enerji kazandırır ama İslam da ki bu mantraların tüm enerjisi size değil. Bizzat Yahweh'e (Allah) gitmektedir. Allah (yahweh) da Yahudilerin yaratmış olduğu bir düşünce formudur. Yani enerji depolamaya programlıdır. Bu yapıya Zion da denir. Yahweh'in İradesi yoktur. Bu yapı içine çektiği hayat enerjileri ile Yahudiler ve Reptilianlara enerji kaynağı görevi görür. İbrahimi dinlere inanan herkesin yaptığı tüm ibadet enerjileri bu yapıda toplanır. Aynı zamanda ona tapınarak ölen ruhların asimile olacağı yer burasıdır. İncil’de “Tanrının Şehri” ve “Cennet” diye geçen şey de budur ki emin olun hiç tahmin ettiğiniz cennet gibi bir yer değil. Kısacası islamda ibadet adı altında yapmış olduğunuz bu spiritüelist aktiviteler sadece düşmanı güçlendirmekten ibarettir ve reptilianlara bu şekilde hizmet ederler. Bu yapmış olduğunuz aktiviteler sonucu kendi enerji kaybını ruhunuz üzerinden yapıyorsunuz. Yani ruhunuzu güçsüzleştiriliyor. Bizim amacımızın tam tersine ruhunuzu güçlendirmek ve mükemmelliğe ulaşmak. Siz maalesef bunun yerine kendinizi mahvediyorsunuz. Geç olmadan zarardan dönün. İslam ve diğer ibrahimi inançların hepsi spiritüelizmi reddeder. Hatta islam da büyü yapmak yasaktır. Neden yasak diye düşündünüz mü hiç? Şu an da dışarı çıkıp büyü hakkında ne düşünüyorsunuz? Temalı bir röpörtaj yapacak olsaydık tüm insanların gerçekle alakası olmayan, onlara lanse edilen yanlış bilgileri anlatırlar. Bu da medyanın yahudilerin elinde olmasından kaynaklıdır. Hollywood filmleri, genel sosyal medya ağları (Instagram vb. gibi) yahudilere bağlıdır. Anlayacağınız medya tam anlamıyla yahudilerin elindedir ve insanları kolay bir şekilde manipüle ederek Spiritüelizm ve satanizme karşı bir önyargı yaratmayı başarmıştır. Şeytan ile ilgili Holywood filmleri , Netflix (ki Netflix de yahudilere aittir.) sosyal medya ağları gibi araçları kullanarak sanki kötüymüş gibi gösterdiler, gösteriyorlar. Ama bunun gerçekle aslaalakası yoktur. Düşmanın bu manipilasyonunu kırmak sizin elinizdedir.
Şu anda müslümanların ve diğer ibrahimi inançlara mensup olan insanların sorgulama yetisinin düşük olmasının sebebi çok derin ve güçlü bir büyünün etkisi altında olmasıdır. Yani bu sömürü ile elde ettikleri enerjinin bir kısmını bu sömürüye devam edebilmek için kullanıyorlar ki günümüzde bu pek mümkün değil. Günümüzde satanistlerin sayısı çoğalıyor ve sömürdükleri enerji azalmaya devam ediyor. Bunu da kişisel olarak tecrübe ederek kanıtlamak için şöyle düşünebilirsiniz. Biz satanistler sürekli kendimizi korur ve temizleriz. Çünkü yahudilerin yaratmış olduğu bu büyü en çok bizi etkiler. Normal ateistlerden daha çok satanistleri hedef alır. Çünkü reptilianların tek amacı dünyaya, insanoğluna hükmetmektir ve reptilianların en büyük düşmanı biziz. Bu yüzden bizi hedef alırlar.

Yazının tamamını okumanızı da tavsiye ediyorum. En nihayetinde gerçekler ortadadır. İslam hakkında daha fazla yazı gelecektir. Şimdilik, Esen kalın.





50 görüntüleme0 yorum